Tam 17 yıl önce cansız bedeni bulunan bir kız bebeğe dair yıllar sonra yeniden açılan soruşturma, nihayet çözüme ulaştı.
Bandırma’da neredeyse iki onyıldır aydınlatılamayan, kayıtlarda “faili meçhul” olarak geçen bu üzücü bebek cinayeti dosyasında elde edilen yeni kanıtlar, soruşturmanın yönünü tamamen değiştirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın titiz koordinasyonunda yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda, olayın üzerindeki sır perdesi aralandı.
Olayın ilk yaşandığı tarih olan 10 Mayıs 2009’da, bir çöp konteynerinde poşete sarılı halde ölü bulunan kız bebeğe ait dosya, yıllar sonra yeniden açıldığında kilit bir adım atıldı. Olay yerinden o dönemde toplanan poşet, modern kriminal inceleme teknikleriyle yeniden mercek altına alındı. İşte bu detaylı analiz neticesinde, şüpheli U.C.’ye ait parmak izi tespit edildi ve soruşturmaya yepyeni bir boyut kazandırıldı.
Bu önemli parmak izi bulgusunun yanı sıra, yürütülen soruşturmaya tanıkların ifadeleri, ceza infaz kurumlarındaki ziyaretçi kayıtları, hassas teşhis çalışmaları ve Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen detaylı DNA analizleri gibi kritik veriler de eklendi. Tüm bu delillerin titizlikle bir araya getirilip değerlendirilmesi sonucunda, U.C.’nin yaşamını yitiren talihsiz bebeğin biyolojik babası olduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesinleşti.
Toplanan tüm kanıtlar ışığında gözaltına alınan U.C., adli makamlara sevk edildi. Çıkarıldığı mahkemede, “çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme” gibi ağır bir suçlamayla karşı karşıya kalan U.C., tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi. Böylece, 17 yıllık bir bekleyişin ardından adaletin tecelli etmesi için önemli bir adım atılmış oldu.
Bu gelişmelerin yanı sıra, soruşturmanın önceki evrelerinde bebeğin annesinin kimliği tespit edilmiş ve yargılama neticesinde 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldığı biliniyordu. Ancak dosyadaki en önemli eksiklerden biri olan, bebeğin babasının kimliği belirsizliğini koruyordu. İşte bu yeni ve kapsamlı soruşturma sayesinde, 17 yıl sonra babanın kimliği de gün yüzüne çıkarılarak, cinayet dosyasındaki tüm parçalar tamamlanmış oldu.
Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri, uzun yıllar çözülememiş, faili meçhul kalan suçların aydınlatılmasına yönelik yürüttükleri çalışmaların büyük bir kararlılıkla ve modern teknikler kullanılarak aralıksız sürdürüleceğini ifade etti.


