Sendikanın Balıkesir genelindeki tüm şubelerini bir araya getiren önemli toplantıda, öğretmenlerin çalışma şartları ve eğitim sistemimizin köklü problemleri detaylı bir şekilde ele alındı.
Eğitim-İş Balıkesir Şube Başkanları Kurulu, Bandırma’da düzenlenen kapsamlı bir toplantı vesilesiyle bir araya geldi. Tatlısu Küçükbakraç Çınar Ağacı Restaurant’ta gerçekleşen bu buluşmaya, Eğitim-İş Bandırma Şube Başkanı Serdar Polat ev sahipliği yaptı.
Söz konusu toplantıya, Eğitim-İş Balıkesir Şube Başkanı Yakup Tekin Efe ile birlikte ilçelerden gelen şube başkanları katılım gösterdi. Yeni eğitim-öğretim dönemi başlamadan önce öğretmenlerin beklenti ve taleplerinin masaya yatırıldığı bu önemli buluşmada, eğitim sektöründe yaşanan güncel sorunların yanı sıra, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik kayıplar ve gelir düzeyi düşüklükleri de ağırlıklı gündem maddeleri arasında yer aldı.
Eğitim-İş Balıkesir Şube Başkanı Yakup Tekin Efe, toplantıda yaptığı kapsamlı değerlendirmelerin ardından, eğitim gündemine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu ve şunları vurguladı:
“İçinde bulunduğumuz 2026-2027 eğitim-öğretim yılı, toplumun geniş kesimlerinin yaşam standartlarının giderek ağırlaştığı çetin bir ekonomik tabloda başlıyor. Emekçilerin elde ettiği gelirler, maalesef ki en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta yetersiz kalırken; barınma, gıda, ulaşım ve eğitim gibi vazgeçilmez zorunlu harcamalar, aile bütçeleri üzerinde katlanılmaz bir yük oluşturuyor. Yeni akademik yıl öncesinde, yine okul kıyafetleri üzerinden alevlendirilen kılık kıyafet tartışmaları ise, eğitimin gerçekten odaklanılması gereken esas meselelerini göz ardı etmemize neden oluyor. Çocuklarımızın açlık sorunları, okullarımızın hijyen durumu, aşırı kalabalık sınıflar, norm kadro fazlası öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetler, sürekli artan eğitim maliyetleri ve okulların fiziksel imkanlarındaki yetersizlikler gibi hayati konular ortadayken, öğretmenlerin ne giydiğini bir eğitim sorunu olarak tartışmak kesinlikle kabul edilemez bir yaklaşımdır. Öğretmenlerimizi velilerle ve genel olarak toplumla karşı karşıya getiren, öğretmenlik gibi kutsal bir mesleği itibarsızlaştırmaya yönelik söylemlerden derhal vazgeçilmelidir. Unutulmamalıdır ki, eğitim alanındaki sorunların asıl sorumlusu öğretmenlerimiz değil; eğitim politikalarını belirleyen ve uygulayan siyasi iktidardır. Ayrıca, mevcut vergi sistemi de kamu emekçileri için büyük bir adaletsizlik kaynağı yaratmaktadır. Kamu çalışanları, maaşlarını dahi tam olarak almadan kesilen vergilerle baş etmek zorunda kalırken, yıl içinde giderek yükselen vergi dilimleri nedeniyle gelirlerinde ciddi kayıplar yaşamaktadır. Eğitim-İş olarak, bizler kamusal, laik, bilimsel temellere dayalı, karma eğitim modelini benimseyen, Cumhuriyetimizin aydınlık değerleri ışığında geçecek bir eğitim dönemi ve ülkemizin daha parlak yarınlara ulaşmasına katkı sağlayacak bir eğitim-öğretim yılı temenni ediyoruz.”


