Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi (BANÜ) Tıp Fakültesi akademisyenlerinin eşgüdümünde, nano lipozom teknolojisi tabanlı bir sprey formülasyonu için yaklaşık dokuz yıldır süren kapsamlı bir araştırma nihayet Faz 3 klinik deneme aşamasına ulaştığını duyurdu. Bu gelişme, hem bilim camiası hem de yerli ilaç endüstrisi için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin kendi imkanlarıyla geliştirilen özgün bir molekül ve nano lipozom teknolojisini temel alan bu sprey formülasyonuna yönelik klinik çalışmalar, halen Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinde titizlikle devam ediyor. Sonofarma İlaç Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. bünyesinde yürütülen Ar-Ge faaliyetleri kapsamında, özellikle influenza (grip) ve diğer yaygın viral solunum yolu enfeksiyonlarına karşı bu formülasyonun potansiyel etkinliğinin bilimsel verilerle kanıtlanması hedefleniyor. Dokuz yıllık uzun soluklu araştırma sürecinin en kritik aşamalardan biri olan Faz 3 klinik araştırmasına erişmesi, Türkiye’nin yerli ilaç geliştirme kapasitesi adına gurur verici bir ilerleme olarak ön plana çıkıyor. Faz 3 çalışmaları, bir ilacın piyasaya sürülmeden önceki son büyük adımı olup, geniş bir hasta popülasyonunda hem etkinliği hem de güvenliği detaylıca inceler.
Bu önemli araştırma sürecine dair detayların kamuoyuyla paylaşıldığı basın toplantısı, BANÜ Merkez Yerleşkesi’ndeki modern Nazım Hikmet Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya; üniversitenin üst yönetimi, başta Rektör Prof. Dr. İsmail Boz ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Güldem Kilciler olmak üzere, projenin çeşitli ana bilim dallarından kıymetli akademisyenleri de iştirak etti. Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve aynı zamanda araştırmanın koordinatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Perihan Erkan Alkan, Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihan Semet, Acil Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Reşad Beyoğlu ve Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Talha Karabıyık gibi isimler hazır bulundu. Ayrıca, projenin kilit figürlerinden, nano lipozom teknolojisinin geliştirilmesinde önemli rol oynayan Op. Dr. Ahmet Ümit Sabancı da toplantının katılımcıları arasındaydı.
NANO LİPOZOM TEKNOLOJİSİNİN ÖZELLİKLERİ VE POTANSİYELİ TANITILDI
Basın toplantısında söz alan Rektör Prof. Dr. İsmail Boz, modern ilaç geliştirme evresinde Faz 3 klinik araştırmalarının taşıdığı stratejik öneme vurgu yaparak, bu tür ileri düzeydeki çalışmaların bir ilacın güvenli ve etkili olduğunun kesin kanıtlarını sunduğunu belirtti. Prof. Dr. Boz, bu değerli çalışmaya emek veren tüm akademisyenleri içtenlikle kutlayarak, araştırma ekibine gelecek süreçte başarılar diledi. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Güldem Kilciler ise projenin genel hatları hakkında bilgilendirme yaparak, bu süreçte emeği geçen ve katkı sağlayan tüm öğretim üyelerine şükranlarını sundu.
Çalışmanın koordinasyonunu büyük bir titizlikle yürüten Doç. Dr. Perihan Erkan Alkan, yaklaşık dokuz yıldır kesintisiz devam eden bu uzun soluklu araştırmanın ulaştığı kritik aşamayı değerlendirdi. Alkan, yerli ve milli ilaç geliştirme çabalarının ülkenin sağlık bağımsızlığı açısından ne denli mühim olduğunu özellikle vurguladı ve bu ulusal çapta önemli projenin bir parçası olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Teknolojinin ardındaki vizyoner isim, Op. Dr. Ahmet Ümit Sabancı ise, orijinal molekülün keşif ve geliştirme serüveni, nano lipozom teknolojisinin benzersiz özellikleri ve detaylı Ar-Ge çalışmaları hakkında kapsamlı bilgiler sundu. Sabancı, yapılan ön araştırmalarda, özellikle COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsü başta olmak üzere, çeşitli mikroorganizmalara karşı potansiyel etkilerin laboratuvar ortamında incelendiğini ifade ederek, elde edilen laboratuvar bulgularının klinik çalışmalarla doğrulanmasının bilimsel süreçteki vazgeçilmez önemine dikkat çekti. Nano lipozomlar, etken maddeyi hedef hücrelere daha verimli taşımak ve yan etkileri azaltmak için kullanılan mikroskobik boyutlardaki keseciklerdir.
KLİNİK ARAŞTIRMALARDA ETKİNLİK VE GÜVENLİK KAPSAMLI BİR ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLECEK
Sonofarma tarafından kamuoyuyla paylaşılan detaylı bilgilere göre, mevcut Faz 3 klinik araştırmasında, gribal enfeksiyon belirtileriyle acil servise başvuran ve belirlenen katılım kriterlerini eksiksiz karşılayan gönüllülerde sprey formülasyonunun hem etkinliği hem de güvenliği ayrıntılı bir şekilde analiz edilecek. Değerlendirme başlıkları arasında, hastalığın semptom şiddeti, bu belirtilerin devam süresi, klinik iyileşme zamanı, hastalığın genel seyri ve ilacın güvenlilik profili gibi kritik parametreler yer alıyor. Bu çalışmalardan elde edilecek sonuçların, geliştirilen orijinal molekülün klinik kullanım potansiyelini bilimsel kanıtlarla sağlam bir zemine oturtması ve gelecekteki tedavi protokollerine yön vermesi hedefleniyor. Ayrıca, Sonofarma’nın nano lipozom teknolojisi üzerine yürüttüğü çalışmaların sadece solunum yolu enfeksiyonlarıyla sınırlı kalmayıp, farklı kullanım alanlarını da kapsadığı belirtildi. Bu doğrultuda, ağız spreyi formülasyonu üzerinde de yeni çalışmaların başlatıldığı ve ağız, boğaz ve üst solunum yollarına yönelik potansiyel uygulama alanlarının kapsamlı bir şekilde araştırılmasının planlandığı duyuruldu.


