SmartGo Gayrimenkul’ün kurucusu ve yöneticisi Ahmet Bircan Karabulut, Balıkesir’in hızla büyüyen ilçesi Bandırma’da uzun süredir beklenen 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının açıklanmasının, bölgede yeni yapılaşma alanlarının önünü açarak konut piyasasındaki seçenekleri önemli ölçüde çeşitlendirebileceğini dile getirdi.
Gayrimenkul sektöründe yaklaşık dört buçuk yıldır aktif rol oynayan ve son iki yıldır kendi markası SmartGo çatısı altında hizmet sunan Ahmet Bircan Karabulut, Bandırma’nın imar düzenlemeleri ve gayrimenkul pazarının geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Karabulut, özellikle 1/5000 ölçekli imar planlarının uzun süredir kamuoyuyla paylaşılmamasının, arsa arzını ciddi şekilde kısıtladığını ve inşaat faaliyetlerinin belli başlı bölgelerde yoğunlaşmasına yol açtığını vurguladı.
Bu planların resmiyet kazanmasıyla birlikte, kentte daha geniş çaplı yeni yapılaşma sahalarının belirlenebileceğini ve böylece konut üretiminin daha geniş bir alana yayılabileceğini kaydetti. Mevcut arsa kıtlığının konut arzını doğrudan etkilediğine işaret eden Karabulut, yeni bölgelerin imara açılmasının piyasadaki rekabeti artırarak konut fiyatlarına da olumlu yansıyabileceğini belirtti. Karabulut, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “1/5000 ölçekli planlar ilan edilmediği sürece, arsalar ham arazi statüsünde kalmaya devam ediyor. Bu durum, araziler üzerinde ne tür bir yapılaşma gerçekleştirebileceğimiz konusunda belirsizlik yaratıyor ve fiilen herhangi bir işlem yapmamızı engelliyor. Sonuç olarak, piyasada ciddi bir arsa kıtlığı yaşanıyor. Arsa arzı yetersiz kaldığında, yeni yapıların yalnızca belirli, sınırlı bölgelerde yoğunlaşması kaçınılmaz oluyor. Eğer binaların birbirine çok yakın olmadığı, yeni inşaat projelerine olanak tanıyan bir plan açıklanabilirse, çok daha fazla sayıda konut inşa edilebilir ve şehrin yerleşimi daha geniş bir alana yayılabilir. Böyle bir senaryoda, insanların seçim yapabileceği konut alternatifleri büyük ölçüde artar. Seçeneklerin çoğalması ise hem rekabeti canlandırır hem de fiyatlarda düşüşe neden olur. Şu an ise kısıtlı bir alanda sürekli yeni inşaatlar yapılıyor. 1/5000 ölçekli planların bir an önce duyurulması, hem müteahhitleri arsa kıtlığı derdinden kurtaracak hem de arz-talep dengesizliğinin önüne geçerek piyasayı rahatlatacaktır.”
Yeni yapılaşma alanları Gönen istikametinde yoğunlaşabilir
Bandırma’nın gelecekteki gelişim yönüne dair öngörülerini paylaşan Karabulut, sanayi yatırımlarının yeni imar bölgelerinin belirlenmesinde kilit bir rol oynayabileceğini dile getirdi. Marmara Organize Sanayi Bölgesi’nin, kentin büyüme aksını etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu belirten Karabulut, özellikle Gönen istikametine doğru yapılaşmanın artabileceğini ifade etti. Karabulut, bu konudaki görüşlerini şu sözlerle açıkladı: “Bu mesele, bizim kontrolümüzün ötesinde bir boyutta ilerliyor. Marmara Organize Sanayi Bölgesi’nin bu konuda adeta bir öncü olduğunu söyleyebiliriz. Bandırma, adeta zorunlu olarak Gönen yönüne doğru genişleyecek gibi görünüyor, zira yeni iş sahaları ve istihdam olanakları ağırlıklı olarak o bölgede konumlanıyor. Marmara Organize Sanayi Bölgesi, Bandırma sanayisinin İstanbul ile özdeşleşmesini ve kentin ‘Küçük İstanbul’ olarak anılmasını beraberinde getiriyor. Dolayısıyla, imara açılacak yeni bölgelerin de bu istikamette yer alacağını öngörmek pek de şaşırtıcı olmayacaktır.”
“Bandırma’nın geleceğini çok parlak görüyoruz”
Bandırma’nın sanayi, liman, ulaşım ağı ve üniversite potansiyelinin gayrimenkul piyasasına etkilerine ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Karabulut, önümüzdeki on yıllık süreçte kentin nüfusunda kayda değer bir artış beklediğini vurguladı. Sanayi yatırımlarının yanı sıra üniversite öğrencilerinin de kiralık konut talebini belirgin şekilde etkilediğine dikkat çeken Karabulut, sözlerine şöyle devam etti:
“Önümüzdeki yaklaşık on yıl içerisinde Bandırma’nın nüfusunun yüzde 300 oranında bir artış göstereceğini tahmin ediyoruz. Bandırma, aslında il olabilecek niteliklere sahip bir ilçe. Nitekim, insanlar Bandırma’ya gelmeye başladı. Marmara Denizi’nin en büyük ikinci, Türkiye’nin ise en büyük beşinci limanı Bandırma’da bulunuyor. İstanbul’da arazi fiyatları oldukça yüksekken, Bandırma’da daha makul seviyelerde. Burada uygun maliyetli bir arsa üzerine fabrika kurabilir, maliyet etkin iş gücüyle üretim yapabilir ve aynı deniz yolu üzerinden, aynı gemilerle ürünlerinizi ihraç edebilirsiniz. Sanayi açısından Bandırma’nın gelişeceği tahminini yapmak hiçbirimiz için sürpriz olmayacaktır. Ayrıca Bandırma’yı bir öğrenci şehri olarak da tanımlayabiliriz; zira bugün yaklaşık 30 bine yakın öğrenci barındırıyor. Bu durum, emlak sektörü üzerinde oldukça belirgin bir etkiye sahip. Ortalama dört yıllık bir süreçte üç öğrencinin bir evi kiralayacağını varsayarsak, bu yaklaşık 10 bin konutluk bir talebi beraberinde getirir. Bu evlerin dört yıl boyunca öğrenci kiracılarının kullanımında kaldığını düşündüğümüzde, yılda 2 bin 500 ila 3 bin, hatta belki 5 bin konutun yalnızca öğrencilere yönelik kiralık mülkler arasında yer alması muhtemeldir. Tüm bunların yanı sıra, öğrencilere uygun maliyetli konaklama imkânı sunan yurtların açılmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz. Gençlerin makul fiyatlarla konaklama, yeme ve içme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri bizler için sevindirici. Sanayisi, öğrenci potansiyeli, birinci sınıf tarım arazileri ve stratejik limanıyla Bandırma’nın geleceğini son derece parlak görüyoruz.”



